Anıl’ın Güncesi: Mutluluk mu? Memnuniyet mi?

2
428

Bugün uzaklardan gelen bir dost sesi, bıraktığım bir nottan bahsetmek için bana ulaştı. O notu aslında 4 yıl önce yazıp masaüstüne yapıştırırken düşündüğüm tek şey ‘Bir gün bir mesaja ihtiyaç duyabilir. Bir göz mesafesinde anlamlı bir not olursa çok iyi gelir ve güç verir. ’idi.  Ara sıra, çalıştığım şirket içinde gezip arkadaşlarıma minik notlar bırakırdım İstanbul’dayken. Benimle çalışmış birçok kişinin masasında vardır. Okumak kısa sürse de, daha sonra nasıl bir etki yapacağı bilinmez. İşte bu notlardan bir tanesini, aslında yıllar sonra bana iletmesi için bırakmışım habersizce.

Bu nottan yola çıkarak birlikte bu dönemlerin bilgi platformu olan podcastlerdan birisini dinlemeye başladık. İsmi Yol Hikâyeleri. -Podcastler hakkında kısa bir bilgi vermem gerekirse; radyo programı misali ve kendi ilgi alanınıza göre birçok içerik seçebileceğiniz dijital medya platformu. Meditasyon, çocuklara hikâyeler, bilim, doğa, Ted konuşmaları, kişisel gelişim, kitap… sınırsız bir dünyanın kapılarını aralamak bir nevi. Şiddetle tavsiye ederim. – Podcastimizde çok heyecanlı ve içten iki kişinin hayatlarından kesitler konu alınıyor. İlk bölümden başlayarak dinlemeye koyulduk. Ve masaya bırakılan o notu canlandıran cümleler ağızlarından döküldü. Mesaj bir yerden gelmesi gerekiyorsa 4 yıl önce yazılmış bir postadan da gelebiliyor sevgili okur. Bu postadan benim payıma düşen “Mutluluk mu? Memnuniyet mi?” çıkarımı oldu.

Bu konu üzerinde epeyce düşünerek, memnuniyetin asıl zenginlik olduğunun farkına vardım. Mutlu olmanın anda kaldığını, o an da yaşandığını ve daha sonra mutluluk gözyaşlarımızla aynı hızla ana karışan bir duygu olduğunu hissettim kalbimde. Memnuniyet ise, bambaşka huzurlar sunuyor insanın ruhuna! Çağımızın hastalıklarının birçoğunun anda mutlu ama zamanda memnun olmayan insanlar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Detaylıca baktığımızda sadece anlık paylaşımlarımızın olduğunu göreceğiz. Ana sıkışmış mutluluklar… Anla sınırlanmışlar! Üstelik anı yaşamayı da başaramazken… Memnuniyete dönüşemeden bulutlara karışan gözyaşları.

Zamanın akışına kendimizi kaptırarak sürekli mutlu olma çabasına düşüp, memnun olmayı çok fazla es geçmiş olabiliriz. Memnun olmak ve mutlu olmayı aynı kefeye koyuşumuz bu yüzdendir belki de…

Memnun olmak için nötrlenmemiz gerekiyor. 0 noktasından bakmalıyız hayatımıza. Anlık mutluluklar içerisinde akıp giden hayatımızı, memnun olduğumuz sağlam bir hayata adapte etmeliyiz ki, mutluluktan ağlarken akan gözyaşlarımız anlam bulsun.

Şu an iç sesinizin ‘memnun değilim’ dediğini işitirseniz bilin ki 4 yıl önce dostuma yazdığım o notu size de yazmışım…

“Her şey sonunda iyi olacaktır. Eğer iyi değilse, henüz sonu gelmemiş demektir.” John Lennon

Bu günden sonra iç sesimize mutlu musun yerine memnun musun diye seslenip, her seferinde tıpkı şu an benim verdiğim gibi, kocaman EVET diyelim sevgili okur…

Nazan Tilkici’ye sevgilerimle…

Anıl Çetli
Melbourne

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here