Anıl’ın Güncesi: Ceplerinde Huzur… YolAçık!

10
770

34 yıllık ömrümde ilk defa ocak ayında yaz yaşıyorum. Ocak ayında yazı yaşamak bir yandan çok eksik hissettiriyor ama aynı zamanda da çok umutlu. Güneş ışıkları evi ısıtırken, rengârenk, yaz tadında elbiseler, dolaplarda yerini yeniden alıyor. Kış kokusunu arayan ruhum, İlk “yaz” yeni yılını yaşıyor.

Benliğim yaza adapte olmaya çalışırken zaman zaman bocalıyor bugünlerde. Kışa ait bir koku vardır evlerin bacalarından süzülen. Her eve ait, benzersiz ama herkese aynı gelen bir huzur kokusu. Ayrı anıları yaşatır her bünyeye fakat “kış kokusu” denildiğinde aynı huzurun içine bırakır insanı. Çıtır çıtır yanan odun kokusu, sobanın üzerinde kızaran kestaneler, doğal ev esansı portakal kabukları, yanına yaklaşınca yakan, uzağa gidince üşüten sobalar üzerinde demlenen ıhlamur çayları. Aile kokusu, çocukluk anılarının sesi, yürekte taşınan ve kış mevsimi yaşanan Ocak ayı…

Yeniden tanımlanan ruhumun dinamikleri; bambaşka, benzersiz, daha önce yaşanmamış ve tarifi henüz tamamlanmamış olanından.

İstanbul’da yaşadığım yıllarda tipik bir ocak ayında evimden çıkmış hızlı hızlı yürüyordum. Aklımda uçuşan bir sürü soru eşliğinde ilerliyordum. Ne zaman, nerede olmam lazım, nasıl gideceğim, daha hızlı bir yol var mı… İstanbul’da yaşama sanatının en büyük detayı, hayatının her alanında en ince ayrıntısına kadar plan yapmak ve ondan sonra yola çıkmak üzerine kuruludur. Evimin bulunduğu yokuştan çıkarken bir an kalakaldım! Zaman durdu sanki… Gözlerim aniden yaşlarla doldu. Bir adım önce aklımda olan her şey önemini yitirmişti. Burnumun direği sızladı! Neydi beni böyle bir anda alt üst eden? O koku… Huzur. Sevgi. Masumiyet. Aile. Aidiyet. Çocukluk anıları. Okul yılları ve daha niceleri… İstemsizce gözlerimi kapadım. Saf bir huzur kaplamıştı her yanımı. Benliğim kış kokusu ile sarsılmıştı. Bir anda Adana’daki evimin kapısından çıkmış okul servisine yürürken buldum o kokuda kendimi. Üzerimde üniformam, ayaklarımda botlarım, sırtımda en sevdiğim kırmızı çantam, kalbimde huzur, içimde güven… Sadece bir koku nasıl bu kadar güçlü olabilirdi? O gün aklımdan “keşke bu kokunun masumiyetini muhafaza edebilseydim!” diye geçirdim ve sonra kendime bir söz verdim; bir daha bu kokuyu aldığımda yine aynı huzur, aynı masumiyet, aynı güven sızlatsın burnunun direğini, hayatı ıskalama, bir tekrarı yaşanmayacak. Sonra kendime 1 sene sonra aynı gün, aynı saate hatırlatma yazdım; bir daha bu kokuyu aldığında nerede olacaksın?  Ardından, derin bir nefes aldım, ileri bir adım attım, kalbim heyecanla çarptı.

1 sene sonra bugün telefonumun ekranında bir not belirdi ve düşünmeye başladım… Ocak ayında kışı yaşamıyorum ve o kokudan çok uzaklardayım ama aynı huzuru, sevgiyi, masumiyeti, aileyi, aidiyeti korumaya devam ediyorum. Tıpkı kendime verdiğim söz gibi. Mevsimlerim, konuştuğum dil, yaşadığım yer, gecem, gündüzüm, saatim değişti ama ruhum aynı. Giden sizseniz, kalanlar hep unutulacağını düşünür. Geride kalan olmayı tecrübe edenler bunu bilirler ve giden oldukları zaman kalanları kalbinde nasıl taşıyacağının provasını önceden çoğu kez yapmış ve giden olmayı sindirmişlerdir. Gidenler asla kalanları geride bırakmazlar. En mutlu oldukları anları, en huzur duydukları, en başarılı, en yalnız, en üzgün oldukları anları, geride kalanlarla yaşamaya devam ederler. Asıl mesele gitmek değildir aslında. Asıl mesele giderken, ruhunun yanında taşıyabildikleridir. Asıl mesele bununun direğini sızlatanları daima ruhunda taşıyabilmektir.

Ocak ayının kışı başka, yazı başka güzel. Bir ömürde, iki farklı ocak ayı yaşamak da, benim alın yazımın en benzersiz özelliklerinden birisi. Kendime bir not daha yazmak istesem “her ocak ayı senin için, yaz kış fark etmez. Önemli olan biriktirdiklerin, yaşadıkların ve yaşayacakların” olurdu. Ceplerimde huzur, yeni hayatımda, ruhumda taşıdıklarımla yoluma devam ediyorum. Şimdi, ileri yeni bir adım atma zamanı, yolAçık!

Anıl Çetli
Melbourne, Victoria

10 YORUMLAR

  1. Yüreğe değdi yine, o kokuyu içime çekmiş kadar oldum. Çok içten, samimi, sıcak bir yazı, kalemine yüreğine sağlık. Alınyazının daha nice güzellikleri sana yaşatması dileğiyle ??

    • Darısı on kapakta ayna olacak olan kitabıma ? Hayallerimiz gercek olursa ilk sayfasında sizlere teşekkürlerimle dolu olacak inşallah ???

  2. Sevgili Anil yazilarini buyuk bir zevk ile okuyorum, yuregine ve kaleemine saglik. Ben de bu sayfada yaziyorum, zaman zaman doiger yazarlarin yazilarini da okuyorum, anlatisiz duz sade ve akici, tebrikler

  3. Anito’mm…Çok duygulandım… Kalanlar da gidenleri hep kalplerinde tutuyor. Her mevsim, her an…?Evet, yol açık..Kalpten kalbe giden yolumuz da her daim yoğun trafikle, senle.♥️
    Canan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here