Anıl’ın Güncesi: BİLİNÇALTIMIZIN KODLARI 

0

Bir ülkeye, bir şehre ait hissetmem için orada bir kış mevsimi geçirmeliyim. Üşümem, battaniyeme sarılmam, bitki çayımı içmem, en renkli çoraplarımı giymem gerekli. Oysa üşümeyi, soğuk havayı hiç sevmem!

İstanbul’da yaşarken o kadar kalın giyinirdim ki kış mevsiminde herkes “Adanalı işte nolcak” derdi beni gördüğünde. 🙂 Bu kadar kış mevsiminden uzak olmak ama bir yere kök salmak için kış mevsimini beklemek… Evet bence de çok garip sevgili okur!

Bugün işten çıkıp eve geldim. Bizim yarım kürede havalar serinlemeye başladı malum. Artık koltukta uzanırken battaniye gerekiyor. Baş ucumda duran zencefilli çayımın dumanı süzülürken çayımın kokusu ile bir anda bir düşünce kapladı içimi… ‘Belki de evimde, Adana’da, çocukluğuma dair anılarımı, sadece kış aylarında biriktirdiğim için mi her yerde kışı beklemem?’ diye sordu iç sesim. Haklı olabilirdi. Yıllardır sebepsiz yere, düşünmeden atılan adımların, beklenen mevsimlerin sebebi yankılandı içimde. İçimize gömdüğümüz nice hazineler var. Bilinçaltımız tahminimizden de derin. Kodlarımız var. Hayatımızı yöneten kodlar. İlk bebeklik çağında benliğimize yazmaya hatta kazımaya başladığımız kodlar. Bu kodları değiştirebilsek neler değişirdi sevgili okur? En azından hoşumuza gitmeyenleri değiştirebilsek ister miydiniz? Ben çok isterdim! Biraz gayret ile bunun yapılabileceğini düşünüyorum.

Bugünlerde ben, ne zaman benliğime kodladığımı bilmediğim birkaç alışkanlığımı değiştirmeye çalışıyorum. Beni yoran ve bazen de strese sokan alışkanlıklar bunlar.

Hayatımın her alanında yaptığım herhangi bir şeyin üstesinden tek başıma gelmeye çalışma, başladığım şeyleri yarım bırakamama, yaptığım ya da yapacağım herhangi bir işi mükemmel yapmaya çalışma, karşımdaki kişilere ‘hayır’ cevabını verdiğim taktirde yaşayacakları hayal kırıklığını düşünerek kendi hayallerimden vazgeçme derecesinde zararlı yaklaşımlar… Henüz bebek adımları ile ilerliyorum kendimi dönüştürme yolculuğumda. Sizler de birkaç özelliğinizi belirleyin benimle birlikte. Başkalarını mutlu eden ve sizi tatmin etmeyen ya da tekrar eden ve sizi yoran alışkanlıklarınız neler? Ve her gün bir bebek adımı atalım. Bu yazı başlangıç günümüz olsun. Bundan aylar sonra kontrol edelim kendimizi. ‘Hayır’ mı diyemiyoruz içimizden hayır demek gelince hayır diyelim ve o hazzı yaşayalım. Bir işi yarım bırakamıyor muyuz ya da iş, durum ne olursa olsun en iyisini yapmak için kendimizden ödün mü veriyoruz? Bir kere de yarım bırakalım, bundan sonra da başkaları ödün versin. Ya da belki de bu yaptıklarımızı bırakınca hiçbir şey değişmeyecek. Bunu deneyimleyelim. Bilemeyiz çünkü denemedik.

Belki de sadece bizi zorluyor her gün yaptığımız kodlanmış seçimlerimiz. Evet kodlar tıpkı DNA’larımız gibi ama biraz uğraş ile üstesinden gelebilecegimize inanıyorum. İçimize işlemiş olsalar da, bazen yanlış olabilirler. Bize zarar veriyor olabilirler. Ertelemeyelim hemen bugün değişime, dönüşüme başlayalım. Hemen yarın değil ama bir yıl sonra bugün bambaşka bir noktada olacağımıza eminim sevgili okur.

Anıl Çetli
Melbourne

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here