Anıl’ın Güncesi: AH MEMLEKET KOKUSU 

0
595

Bu ayki yazımın benim için önemi bambaşka. Bu satırları yazarken, bir yıl önce hikâyemin başladığı yerdeyim. Tek bir valizle çıktığım bu yolda, biriktirdiklerimden memnun, yaşanacaklardan umutlu, yurda yepyeni anılarla döndüm. Paylaşacak ve yanımda götürmek için biriktirecek bir sürü anı…

Sadece bir yıl uzak kalmama rağmen, mesafenin yaşattığı korku, yere değen uçak tekerleri ile ardımda kaldı. Tarif edilemez bir coşku kapladı her yanımı! Sonra bu coşkuya eşlik eden bir burun sızısı… Her yerden gelen Türkçe konuşma sesleri, mağazalardan yayılan melodiler… Bu burun sızlaması hic beklenmedik anlarda insanı vurur bilirsiniz. Hiç olmadık bir yerde Türkiye denildiğini duymak, al bayrağımızla beklenmedik bir yerde karşılaşmak, Milli takım maçları, Atatürk ile ilgili bir detay, memleket türküleri… İlk anlarda insanlara sarılmak, bağırarak şarkılara eşlik etmek istedim. Uzun Melbourne uçuşundan sonra ilaç gibi geldi memleket kokusu.

Çok heyecanlı olmama rağmen kalbimde bir de burukluk vardı. Ara sıra Melbourne’de en mutlu olduğum anlarda da hissederim bu burukluğu. Eksik olma hali…

O an anladım ki barışmam gereken en önemli duygu bu. Her zaman ikinci bir saat dilimi, ikinci bir mevsim, ikinci bir hayatımız var. Nereye gitsek diğer taraf eksik kalıyor değil mi?

Bu yolculuğumda, eksik kalan yanlarımızı doldurmaya çabalamamamız gerektiğini anladım. Bu çabanın bizleri yorduğuna tanık oldum. Burnumuzun direğini sızlatan ile kalbimizi coşturanı kucaklayıp, eksik yanları ile kabul edip, eksik kaldıkları zaman bir diğerine sarılarak merhem olmasına izin vermek gerektiğini öğrendim.

Sevgili okur, bu toprağın kokusu diğerini, diğeri de bunun yerini asla dolduramayacak belki, ama ruh hangisini solumak isterse o anda yaşayacak.

Memleketim Adana’dan sevgiler…

Anıl Çetli

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here